BİRİ BİZİ KANDIRIYOR AMA KİM? BİRİ BİZİ KANDIRIYOR AMA KİM? 2018-01-23 Saat: 14:22
     

Biraz abeste iştigal,

Biraz da belden aşağı olacak ama

Gönül dostları beni affetsin,

Bu örneği vermek zorundayım.

Vakıa o dur ki!

Adamın birinin iki kızı varmış.

Evlilik zamanları gelmiş.

Büyük kıza bir kısmet çıkmış.

Baba onu evlendirmiş.

Damat ertesi günü kızı getirip kapıya bırakmış;

"Kızınız bakire değil" demiş.

Baba bu işe çok bozulmuş.

Bir zaman sonra küçük kıza da bir talip çıkmış.

Baba onu da telli duvaklı gelin etmiş.

Ama aynı film tekrar etmiş.

Damat ertesi gün kızı:

"Bakire değil" diyerek getirip babanın kapısına bırakmış.

Baba bu işe çok sinirlenmiş.

Kendi kendine söylenmeye başlamış;

"Bunların analarının da durumu buydu.

Birileri bunları hallediyor ama kim?".

Aynı ekonomimizde olduğu gibi dostlar.

Biri bizi ;"ÇOK ZENGİNİZ" diye kandırıyor ama kim?

Maliye bakanımız açıkladı;

"Dünyanın en büyük 13'cü ekonomisiyiz.

Avrupa'nın en büyük 5. ekonomisiyiz".

Açıklamalarında verdiği örnekler,

Açıkladığı veriler yüzümüzü güldürecek,

Bizi gururlandıracak, sevindirecek türden.

Büyüme verilerimize bakıyorsunuz,

Dünyanın en hızlı büyüyen,

Ekonomisi en hızlı gelişen ülkelerden biriyiz.

Yüzde 7'lik bir büyüme rakamını yakaladığımız söyleniyor.

Gayri safi ekonomi büyüklüğümüze bakıyoruz,

Bir TRİLYON Dolar'a yaklaşmışız.

Köprüler,

Metrolar, yollar, AVM'ler

Hanlar, hamamlar,

Havayolları yapmışız.

Kişi başı milli gelirimizi 14 bin Dolar olmuş.

Denizin altından Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlamışız.

Bunlar güzel şeyler.

Yapandan yaptırandan Allah razı olsun.

Ancak aklımızın almadığı şeyler de var.

Bu kadar zenginlikte(!) vatandaşımız niçin PAY alamıyor?

Bu kadar iyi olan ekonomimiz,

Niçin hala elin sıcak parasına muhtaç?

Niçin emeklimiz hala AÇ?

Niçin KATAR gibi minicik bir ülkenin,

Göndereceği üç beş milyar Dolar'a ihtiyacımız var!

Niçin ekonomimiz batının sıcak parası gelmemesi durumunda,

Kendini çeviremeyecek,

Günü kurtaramayacak durumda.

Tarım ülkesi olduğumuz halde,

Niçin zamanında tarım ürünleri yönünden,

Dünyada kendi kendine yeten üç beş ülkesinden biriyken,

Şimdilerde Buğdan ithal eden ülke haline geldik?

Hayvancılık ülkesi olan ülkemizin,

Bufola eti ithal edecek duruma düşmesi nasıl açıklanabilir.

Cari açık durumumuz malumumuz.

Yılların kronikleşmiş derdi,

Kazandığımızdan fazlasını,

Harcama müsriflik yapma gibi bir alışkanlığımız var maalesef.

Niçin bunun tedbirlerini almıyoruz.

İthalat kalemlerine bu açığımızı azaltacak bazı kısıtlamaları getirmiyoruz.

Niçin yönetenlerimiz olarak bu konularda içte,

Ve de dışta sıkı bazı tedbirler almıyoruz.

Bir de şu vatandaşımıza yapılan ALĞI yönetimine bir bakalım.

Enflasyon açıklandı;

Yüzde 11.

Tüm maaşlar ücretlerde ona göre ayarlandı.

Amma sokaktan zekâ düzeyi ortanın altında olan bir vatandaşı çevirin,

Enflasyonun bu rakam olmadığını,

Yüzde yirmilerin çok üzerinde olduğunu size söyleyecektir.

Peki, bizi kim kandırıyor?

Bu rakamları bir şekilde kim önümüze koyuyor?

Devlet İstatistik Enstitüsüne bir şey demeyeceğim.

Onlar KAMU kuruluşu.

Sadece emredileni yaparlar.

Ama ellerinde kâğıt kalem olan birilerinin,

İşçiye memura, çalışana karınları AÇ olmalarına rağmen,

"ZENGİNSİN" yalanını dayatmaya çalıştıkları kesin.

Geçen sene 9 TL olan,

Garip KESTANENİN fiyatının bile bu yıl,

30 TL'ye dayandığını söylersek varın ne demek istediğimizi siz anlayın.

Piyasalarda düşük zamlar bile yüzde 25'lerden başlıyor.

Özetle dostlar,

Yönetenlerimizin,

Ekonomi kurmaylarımızın dedikleri ile

Sokağın, mutfağın,

Çarşının, pazarın verileri arasında büyük fark var.

Görüntü büyük bir kesim insanımızın geçim endeksinin,

AÇLIK SINIRIN çok altında olduğu.

İktidar nimetlerinden yaralanan büyük bir kısım insanımızın da,

Bir elinin yağda bir elinin balda olduğu.

Durum bu…

Yersen bakla, yemezsen sakla misalinde olduğu gibi.