BİZ NEDEN DEĞİŞTİK BÖYLE BİZ NEDEN DEĞİŞTİK BÖYLE 2017-10-08 Saat: 11:24
     

Toplum olarak bazı özellikleri ve bazı güzellikleri milli ve şahsi bünyemizde taşıyan bir yapıya sahibiz. Aslında bu özellikler ve güzellikler bizi biz yapan önemli ve paha biçilmez değerlerdir. Bunlara sahip çıktığımız ölçüde örnek ve imrenilen bir toplum oluruz. Ama bunlara sahip çıkmaz ve yerlerini bunların aksi olan değerlerle doldurursak işte o zaman toplum olarak yavaş yavaş kaybolmaya ve kaybetmeye başlamışız demektir.

Nedir ya da neydi bu değerler. Bunların başında manevi değerlerimiz dediğimiz ahlaki değerler gelir. Ahlaki değerler bundan yıllar önce toplumumuzun vazgeçilmez ve gerekirse uğruna ölünebilecek olan paha biçilmez değerlerdendi. Toplum değiştikçe, toplumun değer yargıları da yavaş yavaş değişmeye başladı ve ahlaki değerlere gereken değer ve önem verilmez oldu. Büyüklerin küçüklere, küçüklerin büyüklere, komşuların diğer komşulara karşı tutum ve davranışları, işçilerin patronlara patronlarında işçilere karşı tutum ve davranışları, öğrencilerin öğretmenlere öğretmenlerinde öğrencilere karşı tutum ve davranışları, esnafın müşterilere müşterilerin esnaflara karşı ticaret ve alış veriş anlayışları inanılmaz derecede değişime uğradı. Maalesef bu alanda ahlaka uygun diyebileceğimiz hiçbir tutum ve davranışımız kalmadı.

Büyükler küçüklere sevgi ile yaklaşır ve onların kötü alışkanlıklardan korunması için her zaman hazır halde bulunurdu. Onlara bir kötülük dokunacak olsa anne ve babası imiş gibi hemen müdahale eder ve kendi çocuğu gibi korumaya çalışırdı. Küçüklerde büyüklere karşı hep saygılı davranır, onların yanında kötü söz söylemez, bacak bacak üstüne atıp oturmaz, televizyon izleme ve ahlaka uymayan hiçbir davranışta bulunmazdı. Bulunmazdı diyorum çünkü bunlardan bu toplumda eskiden vardı. Şimdi gelişen toplumun gelişemeyen ahlaki değerlerinin toplum tarafından unutulması sayesinde meydana gelen ahlaki çöküntü ve erozyon adeta önlenemez hale gelmiştir. Yazık oldu eski değerlerimize yazık oldu.

Öğrencilerimizin öğretmenlerimize karşı tutum ve davranışları da maalesef eski günleri aratır hale gelmiş durumda. Bunda öğretmenlerimizin de ihmali yok değil hani ama vebali tamamen onların boynuna yüklemek yanlış olur. Öğretmenlerimize saygımız sonsuz. Toplumun değerleri ve değer yargıları değişince ilme âlime ve öğretmene verilen değer ve öğretmenin anlamı da biraz değişime uğradı. Bundan yıllar önce bizler öğretmenlerimizden çok daha farklı ve fazla ilgi ve alaka görür ve onların gözüne girebilmek için derslerimize adeta yarışır gibi çalışırdık. Onların yanında yüksek sesle konuşmaz ve ahlaka uymayan davranışlarda bulunmazdık. Onlarda öğrencilerinin yanında gayet edepli ve terbiyeli davranışlarda bulunurlardı. Derslerine daha çok ilgilenirler ve öğrencilerin özel sıkıntılarının çözümü için uğraşırlardı. Şimdilerde bunlara biraz hasret kaldık sanki. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin başarısı için eğitim sisteminin, toplumun, öğretmen ve öğrencilerimizin bundan yıllar önceki ahlaki manada fabrika ayarlarına geri dönmeleri gerekir. Yoksa bu gidiş pek hayra alamet değil.

Komşular ve komşuluk ilişkileri de maalesef çok iç açıcı bir durumda değil. Komşunun ve komşuluğun ne demek olduğunu bilen komşu sayısı neredeyse elle gösterilir hale gelmiş. İnsanların çoğu komşuyu menfaatçi çıkarcı olarak görürken çoğu da devenin sevmediği ot cinsinden bakar hale gelmiştir. Elbette ki komşuları ile iyi geçinenlerde vardır. Ama maalesef istisnalar kaideleri bozmuyor bu memlekette. Büyük resme dikkatlice bakıldığı zaman komşuluk ilişkilerindeki ahlaki zafiyetlerimizde maalesef içler acısı duruma gelmiştir. Komşu bizim partiyi tutmuyorsa, komşunun maddi durumu bizim kadar değilse, komşunun evi bizimki kadar dayalı döşeli değilse o komşunun yüzüne bile bakmaya gerek yoktur. O komşu ile akşamları oturup sohbet etmeye bile gerek yoktur. O komşu ile birlikte iftar sofraları düzenleyip birlikte iftar açmalara falanda gerek yoktur. Toplum maalesef bugün bu noktaya gelmiş durumdadır. Komşunun dindeki kitaptaki ve ahlaktaki yerini unuttuğumuz için komşularımıza değer vermemiz gerektiğini de unuttuk. Eski komşuluk ilişkilerini ve arkadaşlıkları mumla arıyoruz. Yok… Hepsi eskidenmiş…

Şimdi paramız var, arabalarımız var, lüks evlerimiz var, ucu bucağı görünmeyen tarlalarımız var, zenginiz, duble yollarımız var, altınlarımız var, üçer beşer tane dükkanlarımız var…var…var..Ama eski din anlayışımız yok,ahlak anlayışımız yok, komşu anlayışımız yok, öğretmen anlayışımız yok, ilim ve alim anlayışımız yok, ana baba

anlayışımız yok, helal haram anlayışımız yok, büyük küçük anlayışımız yok. Yok… Yok… Onlar eskidenmiş. Eskide kaldı. Şimdi yerini paraya, mala, makama ve otoriteye göre değişen din, ahlak, kitap, komşuluk, ilim hak, helal ve haram anlayışı aldı…sonumuzu hak hayr getire…vesselam..